Merhaba Dünya!

Her başlangıcın bir hikâyesi vardır. Her hikâyenin de bir başlangıcı. “Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” Yol önümüzde parlayınca biz şehre gelecek yabancıyı bekleyemedik. Yeni bir hikâyeye başlamak için yola düştük.

Beş kadın kol kola girdik. Dorothy’nin kırmızı ayakkabılarını giydik, cesaretlendik. Hep evimizdeydik. Ama evimize geri döndük. Ceplerimizde hacıyatmazlar yok ama Düşler Sokağı’nı birlikte adımlıyoruz. Üstelik badi parmağımıza bir kuş konsa tek başımıza ağlamayacağımızı biliyoruz. Yolumuz bozkırlardan geçse de sokakların denize çıktığını fısıldıyoruz birbirimizin kulağına. Yan yana, şarkılar söyleyen çocukları dinleyerek yürüyoruz. 

Bu blog bizim yolculuğumuzda attığımız ilk adım değil ama yeni bir adım. İçimizdeki âlemi kelimelere dönüştürüp gerçek dünyaya ulaştırabileceğimiz bir portal. Siz de ışıklar saçan bu portalın diğer tarafında karşımıza çıkan ya da karşısına çıktığımız okur olmalısınız. Merhaba.

Şimdi aynı kapının iki tarafında, aynı eşiğin iki yanında yollarımız kesiştiğine göre yazılarımızı nihayete erdirebiliriz. Biliyoruz ki hiçbir yazı okuru olmadan tamamlanmış sayılmaz. Kapıyı birlikte aralamak, sizleri kendi âlemimizde ağırlamak istiyoruz. Lütfen buyurun. Hoş geldiniz.

Son Yazılar

Duygu İnşaatı

Kısa Öykü_ Biten tüm duyguları yeniden nasıl yaparım? Güven. Sevgi. Aşk. Mutluluk. Hepsini yeniden inşa etmek ne kadar sürer? Önce temeline kadar yıkıp, eskileri gömeceğim. Yeniden yapmak için yıkmam gerekiyor. Emekle tek tek yapmalıyım. Yaptıktan sonra da bakmalıyım. Öylece duran şeyler de yıkılır, kirlenir, kırılır, çatlar. Yıkılmamasını istiyorsam çabalamalıyım. Kirlenmesin diye temizlemeliyim. Kırılmasın diye uğraşmalı, çatlamasın diye ilgilenmeliyim. Bunu yapmalıyım. Duyguları yeniden inşa edip onları korumalıyım.

Göçebe Kitabından Alıntılar

Kitap Önerisi_ GÖÇEBE KİTABINDAN Her öyküden bir alıntı; SU PARÇASI; Cadı onu kadınların gözyaşlarından yaratmıştı. Bu kadim bir büyü olduğu için oldukça karışık ve zordu. Yıllarını almıştı. Ve sonunda olmuştu. Gözyaşlarından bir kadındı ve görevi kadınların gözyaşlarını toplamaktı. Betül Çakıroğlu KOZA; Gözlerindeki kopuk, kendinden bile gizlemeye çalıştığı bakışlar etrafındaki her noktayı birbirine bağlıyor, anlam üretmeye çabalıyordu. Zihnine sızmaya çalışan gerçeklikten kaçmak istedi. Birgül Dikmen GÖLGESİNDE KAYBOLAN…

Ama Ben Kedi Demiyorum ki!

Kitap tavsiyesi_ Evcil hayvan deyince neden akla ilk önce kediler gelir? Büyüleyici oldukları konusunda çoğunluğumuz hemfikiriz sanırım. Üzerimizde diğer hayvanlara nazaran daha çok etkileri olduğu da kabul. Ne oluyor da böyle oluyor?  Sokakta gördüğümüz kedilere kayıtsız kalamıyoruz. Herkes başını okşamasa da en az ikinci kez dönüp bakar aynı kediye öyle değil mi? Kediden korkmuyorsa, alerjisi yoksa insanda kesinlikle dokunma isteği uyanıyor. (Psikopatlardan bahsedip canınızı sıkmayacağım.) Ya…